May 28, 2012
[Flash 9 is required to listen to audio.]

poorintestines:

End Of The Day by Beck

“No it’s nothing that I haven’t seen before
But it still kills me like it did before”

(via m3110w)

May 28, 2012
"Güneş her sabah verilmiş bir söz gibi doğuyordu. Gerçek neydi biliyor musunuz: Her şey."

— Cemal Süreya (via olmazsaoyleyapariz)

(via kalbimuzaklardabiryerde)

May 28, 2012

ojeeaynibok:

bazı adamlar var. öyle güzel seviyorlar ki. imreniyorsun. ben de böyle sevilir miydim?

May 28, 2012

(Source: hhoyland, via limonportakal)

May 28, 2012

birine aşık olmaya cesaret edemeyecek kadar küsebilirsin kendine

kimseyi sana aşık hayal edemeyecek kadar

hem aynada gördüğün insandan hem onu düzeltmeye çabalamaktan yorgun

aşık olmanın güzelliğini unutmak için çırpınacak kadar çaresiz hissedebilirsin kendini.

olsan ne olacak ki, hep yalnızlık, hep hüsran, olamazsın, anlamı yoktur.

acı acıyı doğurur. mutluluk da acıyı doğurur.

ne yapacağını bilemediği için hiçbir şey yapamayanın çaresizliği.

May 24, 2012
Doğumgünlerine bayılırım. Yarın benim doğumgünüm. Aşırı çok heyecanlıyım.

Çünkü çok sevdiğim hatta sevmek kelimesinin anlamsız geldiği kadar çok sevdiğim insanlarla deli gibi gülerek kutlayabileceğim doğumgünümü. Bence yeterli. Bence mutluluk öyle bir şey olsa gerek.

Hava güzel olsun mu Allah’ım? Ben yarın çok mutlu olayım mı? Ha ne dersin, olur mu sence?

Amin.

May 21, 2012

i am not living

i am just killing time

May 20, 2012
pazar günü fikir olarak güzel bir şey aslında.

  • finale çalışmaya başladım, sıkıntı başlamak kısmındaydı, büyük bir yük kalktı üzerimden, artık düzenli bir şekilde sınıfı geçmek için ne gerekiyorsa fazlasıyla yapacağımı biliyorum. oh be. bu sene de bitiyor.
  • George Orwell’in 1984’ü içimi dehşetle dolduran, gerçekten harika bir kitap, vermek istediği de dehşet işte zaten. Soluksuz bir şekilde 3 kere okuduğum kitabın film uyarlaması sırasında üç kere baygınlık geçirdim ve filmi bitirmeye çabalamaktan vazgeçtim sonunda.
  • evim temiz, evim mis kokulu, evimde yemek var. evim güzel.
  • noel gallagher’ın solo albümünü henüz dinliyor olmak büyük bir hata benim için. dinleyip mutlu olur musunuz hemen, lütfen? oasis esintilisi gibi değil gibi, kendine has bi huzuru ve mutluluğu var albümün. gerçi oasis’in de vardı.
  • sinemaya gidicem yedibinyıl sonra. mutluyum. hava bok gibi görünüyo buradan, ama napalım. yağmur yemezsem sorun değil. o da pek ihtimal dahilinde değil ama.
  • kitap okumayı her hangi bir bahaneyle bırakmak çok ayıp bi şeydir, kitap okumadığınız her dönem size iç karanlığı ve görüş darlığı olarak geri dönecektir, allah taş yapar bakın.
  • kitap okuyayım azıcık, sonra da gezmelere. akşam yine ders.
  • seviyorum, genel olarak. 

May 19, 2012

müzik değişiyor, bu konuda ne diyeceğimi bilmemekle birlikte,

bu şarkı çok keyifli lan işte.

May 18, 2012
What if someone you never met,
someone you never saw,
someone you never knew,
was the only someone for you?
gözünüzü çıkarana kadar ağlatmakta çözüm ortağınız.

What if someone you never met,

someone you never saw,

someone you never knew,

was the only someone for you?


gözünüzü çıkarana kadar ağlatmakta çözüm ortağınız.

May 17, 2012
Arkadaş, dost, abi, kuzen, baba……. ve en önemlisi dayın, hayatındaki tüm boşlukların içine sığan, bunu başaran birini huzur içinde sevip mutlu olmaktan başka da yapacak bir şeyin yoktur mesela.

Çünkü hayatında kalbinin anatomik olarak, elle tutabileceğin bir şekilde bir parçasını oluşturması için, onun gelişi ve olası gidişi hakkında düşünmene hiç gerek yok.

Arkadaş, dost, abi, kuzen, baba……..ve en önemlisi dayın, hayatındaki tüm boşlukların içine sığan, bunu başaran birini huzur içinde sevip mutlu olmaktan başka da yapacak bir şeyin yoktur mesela. Mutluysan mutluyum. Mutluysan mutluyuz.

Ben, elbette birilerinin, elimi sımsıkı tutan sıfatlara sığmayacak kadar çok sevdiğim ve 5 senelik arkadaşlığımızı bitirmesi 1 hafta süren eski bazı dostların yerine koyuyorum seni. Biliyor musun, farkında mısın korktuğumun bilmiyorum.

Daha fazla eklemem gereken bi şey olduğunu zannetmiyorum.

Güzel şeyler bunlar, kötü şeyler de çok fazla tabii. Ve bunları düşünmek. Ne çok sevdiğimi ne şanslı olduğumu ne zaman gideceğini gidince ne yapacağımı öleceğini falan düşünmek için azıcık oturmam yeterli. Yalnız.

Kendine iyi bak. Ben bi gün sana iyi bakamazsam, kendine iyi bak.

May 15, 2012

Bunu sana söyleyen kişi ben olduğum için üzgünüm ama sen hiçbir zaman mutlu olamayacaksın…Dünyayı asla kurtaramayacaksın…Gerçek aşkı asla bulamayacaksın…Gündüzlerin uzun ve eğlencesiz olacak. Gecelerinse yalnızlıktan ibaret…Olur da mutluluğu andıran bir duygu hissedersen, kesinlikle sonuna kadar yaşa. Çünkü sürmesine izin vermeyeceğiz…

May 13, 2012
“annemi özlüyorum. özlemi anniyorum”

annemle aramız hiç yeterince iyi olmadı bizim.

ben hep rahat, arkadaş gibi anne-kızlara özendim, yersizce. annemin başarılı olmam için yaptığı baskıyı kullandım isyan etmek için. hem güvenini kırdım, hem her şeye izin vermesini bekledim. kalbini kırdım, o paramparça olduğu için benimkini kırınca, daha çok mahvetmeye çalıştım onu.

ergenlik: benim 15-18 yaşlarımın rezilliği. canını yaktıkça canım söküldü yerinden, yine de yaptım. her şeye isyan ediyordum, kalbini ne kadar kıracağımı düşünmeden.

anneler de kırılır, biliyor musunuz? paramparça olurlar çünkü. hayatta yarattığı en güzel şey onunla zerre değer vermiyormuş gibi konuşunca. ona bağırınca. farklı bir nesilde yetişmenin, çocuğunu anlayamamanın acısıyla ölürler. denerler, ne kadar olabilir ki, düşünsenize 10 yıl önce bile ne kadar farklıydı her şey.

benim annem, dünyanın en eğlenceli, en neşeli, en güzel moda anlayışına sahip, en çok sevebilen, benim için en çok korkan, en çok zarar verdiğim ama beni hiç bırakamayacağını bildiğim insanıdır.

şüphesiz ki, sizinki de öyledir.

anne, seni çok seviyorum.

May 6, 2012
Biz, size layık olamadık.

Biz, size layık olamadık.

May 3, 2012
Gerçekten, gerçekten korkunç bir rüya.

Ses duymak istiyorum. İnsan sesi, yalnızlığa katlanamayan biri varsa o da benim çünkü. Başka insanlara layık biri olamadım hiçbir zaman, iki ayak bana yetmediği için hep yıprattım insanları, onları taşıdım ama hep ben yordum onları; kendimi daha çok taşıttım. Ben insanlara layık olamadım.

Hep yalan söylediler bana, bir şekilde bir yerde, aniden veya uzun süre dayandıktan sonra. Bir yerde kırıldı dirençleri. Ne mutluluğuna ne mutsuzluğuna dayanabilecek bir insan değildim çünkü. İkisini de hem kendime hem çevreme fazla gelecek kadar uçlarda yaşıyorum. 

Dedim ki: “Hayattan istediğim tek şey sevdiğim insanların hep dürüst ve hep yanımda olmaları.” Çok içtendim. Tüm hücrelerimle diledim bunu ve lanetim de bu oldu.

Sıcak yaz gecelerini sevdiğin insanlarla paylaşmak mutluluk listemdedir benim. Bir yerden sonra bu gecelerde tek başıma dolaştığım sokaklarda onların beni bulmaya başladığını farkettim. 

İlk öldürdüğüm arkadaşım, hayatımın biteceğini zannettirdi bana, ama ne arkadaşlarımı sevmeyi ne de onları dinlemeyi bırakabilmiş değilim. Sevdiğim tüm insanlar bütün ruhlarını bütün kirli sırlarını bana açıp önümde nefessiz kalarak öldükten sonra ne yapacağımı bilmiyorum.

Dinlemek istiyorum, bilmek istiyorum, konuşmak istiyorum.

Ama insanlar bütün sırlarını, bütün herkesten gizlediklerini, en derinde sakladıkları arzularını, kendilerine itiraf etmeye çekindikleri fantezilerini bana anlatıp, önümde çırpınarak ölmeye başladılar. Bu kadar gerçek havadayken yaşamayı devam etmeleri imkansız, dünyalarını tekrar toparlamaları imkansız çünkü. Biliyorum.

Ama hala, her akşam bir arkadaşımı tüm sırlarını dinledikten sonra, istemeden de olsa öldürüyorum. Çok fazla sır söz konusu. Ne dünya ne biz kaldırabiliriz gerçeklerin hepsini duymayı.

Liked posts on Tumblr: More liked posts »