End Of The Day by Beck
“No it’s nothing that I haven’t seen before
But it still kills me like it did before”
(via m3110w)
End Of The Day by Beck
“No it’s nothing that I haven’t seen before
But it still kills me like it did before”
(via m3110w)
— Cemal Süreya (via olmazsaoyleyapariz)
(via kalbimuzaklardabiryerde)
bazı adamlar var. öyle güzel seviyorlar ki. imreniyorsun. ben de böyle sevilir miydim?
birine aşık olmaya cesaret edemeyecek kadar küsebilirsin kendine
kimseyi sana aşık hayal edemeyecek kadar
hem aynada gördüğün insandan hem onu düzeltmeye çabalamaktan yorgun
aşık olmanın güzelliğini unutmak için çırpınacak kadar çaresiz hissedebilirsin kendini.
olsan ne olacak ki, hep yalnızlık, hep hüsran, olamazsın, anlamı yoktur.
acı acıyı doğurur. mutluluk da acıyı doğurur.
ne yapacağını bilemediği için hiçbir şey yapamayanın çaresizliği.
Çünkü çok sevdiğim hatta sevmek kelimesinin anlamsız geldiği kadar çok sevdiğim insanlarla deli gibi gülerek kutlayabileceğim doğumgünümü. Bence yeterli. Bence mutluluk öyle bir şey olsa gerek.
Hava güzel olsun mu Allah’ım? Ben yarın çok mutlu olayım mı? Ha ne dersin, olur mu sence?
Amin.
müzik değişiyor, bu konuda ne diyeceğimi bilmemekle birlikte,
bu şarkı çok keyifli lan işte.
What if someone you never met,
someone you never saw,
someone you never knew,
was the only someone for you?
gözünüzü çıkarana kadar ağlatmakta çözüm ortağınız.
Çünkü hayatında kalbinin anatomik olarak, elle tutabileceğin bir şekilde bir parçasını oluşturması için, onun gelişi ve olası gidişi hakkında düşünmene hiç gerek yok.
Arkadaş, dost, abi, kuzen, baba……..ve en önemlisi dayın, hayatındaki tüm boşlukların içine sığan, bunu başaran birini huzur içinde sevip mutlu olmaktan başka da yapacak bir şeyin yoktur mesela. Mutluysan mutluyum. Mutluysan mutluyuz.
Ben, elbette birilerinin, elimi sımsıkı tutan sıfatlara sığmayacak kadar çok sevdiğim ve 5 senelik arkadaşlığımızı bitirmesi 1 hafta süren eski bazı dostların yerine koyuyorum seni. Biliyor musun, farkında mısın korktuğumun bilmiyorum.
Daha fazla eklemem gereken bi şey olduğunu zannetmiyorum.
Güzel şeyler bunlar, kötü şeyler de çok fazla tabii. Ve bunları düşünmek. Ne çok sevdiğimi ne şanslı olduğumu ne zaman gideceğini gidince ne yapacağımı öleceğini falan düşünmek için azıcık oturmam yeterli. Yalnız.
Kendine iyi bak. Ben bi gün sana iyi bakamazsam, kendine iyi bak.
Bunu sana söyleyen kişi ben olduğum için üzgünüm ama sen hiçbir zaman mutlu olamayacaksın…Dünyayı asla kurtaramayacaksın…Gerçek aşkı asla bulamayacaksın…Gündüzlerin uzun ve eğlencesiz olacak. Gecelerinse yalnızlıktan ibaret…Olur da mutluluğu andıran bir duygu hissedersen, kesinlikle sonuna kadar yaşa. Çünkü sürmesine izin vermeyeceğiz…
annemle aramız hiç yeterince iyi olmadı bizim.
ben hep rahat, arkadaş gibi anne-kızlara özendim, yersizce. annemin başarılı olmam için yaptığı baskıyı kullandım isyan etmek için. hem güvenini kırdım, hem her şeye izin vermesini bekledim. kalbini kırdım, o paramparça olduğu için benimkini kırınca, daha çok mahvetmeye çalıştım onu.
ergenlik: benim 15-18 yaşlarımın rezilliği. canını yaktıkça canım söküldü yerinden, yine de yaptım. her şeye isyan ediyordum, kalbini ne kadar kıracağımı düşünmeden.
anneler de kırılır, biliyor musunuz? paramparça olurlar çünkü. hayatta yarattığı en güzel şey onunla zerre değer vermiyormuş gibi konuşunca. ona bağırınca. farklı bir nesilde yetişmenin, çocuğunu anlayamamanın acısıyla ölürler. denerler, ne kadar olabilir ki, düşünsenize 10 yıl önce bile ne kadar farklıydı her şey.
benim annem, dünyanın en eğlenceli, en neşeli, en güzel moda anlayışına sahip, en çok sevebilen, benim için en çok korkan, en çok zarar verdiğim ama beni hiç bırakamayacağını bildiğim insanıdır.
şüphesiz ki, sizinki de öyledir.
anne, seni çok seviyorum.
Ses duymak istiyorum. İnsan sesi, yalnızlığa katlanamayan biri varsa o da benim çünkü. Başka insanlara layık biri olamadım hiçbir zaman, iki ayak bana yetmediği için hep yıprattım insanları, onları taşıdım ama hep ben yordum onları; kendimi daha çok taşıttım. Ben insanlara layık olamadım.
Hep yalan söylediler bana, bir şekilde bir yerde, aniden veya uzun süre dayandıktan sonra. Bir yerde kırıldı dirençleri. Ne mutluluğuna ne mutsuzluğuna dayanabilecek bir insan değildim çünkü. İkisini de hem kendime hem çevreme fazla gelecek kadar uçlarda yaşıyorum.
Dedim ki: “Hayattan istediğim tek şey sevdiğim insanların hep dürüst ve hep yanımda olmaları.” Çok içtendim. Tüm hücrelerimle diledim bunu ve lanetim de bu oldu.
Sıcak yaz gecelerini sevdiğin insanlarla paylaşmak mutluluk listemdedir benim. Bir yerden sonra bu gecelerde tek başıma dolaştığım sokaklarda onların beni bulmaya başladığını farkettim.
İlk öldürdüğüm arkadaşım, hayatımın biteceğini zannettirdi bana, ama ne arkadaşlarımı sevmeyi ne de onları dinlemeyi bırakabilmiş değilim. Sevdiğim tüm insanlar bütün ruhlarını bütün kirli sırlarını bana açıp önümde nefessiz kalarak öldükten sonra ne yapacağımı bilmiyorum.
Dinlemek istiyorum, bilmek istiyorum, konuşmak istiyorum.
Ama insanlar bütün sırlarını, bütün herkesten gizlediklerini, en derinde sakladıkları arzularını, kendilerine itiraf etmeye çekindikleri fantezilerini bana anlatıp, önümde çırpınarak ölmeye başladılar. Bu kadar gerçek havadayken yaşamayı devam etmeleri imkansız, dünyalarını tekrar toparlamaları imkansız çünkü. Biliyorum.
Ama hala, her akşam bir arkadaşımı tüm sırlarını dinledikten sonra, istemeden de olsa öldürüyorum. Çok fazla sır söz konusu. Ne dünya ne biz kaldırabiliriz gerçeklerin hepsini duymayı.
“ ya vurmalı, ya sevmeli. ”
End Of The Day by Beck
“No it’s nothing that I haven’t seen before
But it still kills me like it did before”
3vrm:
adaletini dünyaa :S